Pilotlarda Durumsal Farkındalık
ve
Uçuş Emniyet Etkileri
GİRİŞ
Havacılıkta uçuş emniyetinin sağlanması; pilotun teknik bilgisi, karar verme becerisi, ekip
çalışması ve çevresindeki gelişmeleri doğru değerlendirebilmesine bağlıdır. Modern uçaklarda
gelişmiş otomasyon sistemleri ve emniyet teknolojileri kullanılmasına rağmen, pilotun
çevresinde meydana gelen olayları doğru şekilde değerlendirmesi hâlâ büyük önem
taşımaktadır.
Pilot uçuş sırasında yalnızca uçağı kontrol etmekle kalmaz. Aynı zamanda uçağın konumunu,
irtifasını, hızını, yönünü, yakıt durumunu, hava koşullarını, trafik durumunu, ATC
talimatlarını ve uçuş sistemlerini sürekli olarak takip eder. Bu bilgilerin doğru şekilde
değerlendirilmesi durumsal farkındalık (Situational Awareness – SA) olarak ifade edilir.
Durumsal farkındalığın azalması, pilotun önemli bilgileri geç fark etmesine veya mevcut
durumu yanlış değerlendirmesine neden olabilir. Bu nedenle durumsal farkındalık, uçuş
emniyetinin temel unsurlarından biri olarak kabul edilmektedir.
DURUMSAL FARKINDALIK NEDİR?
Durumsal farkındalık, pilotun uçuş sırasında çevresinde meydana gelen olayları algılaması, bu
bilgilerin ne anlama geldiğini anlaması ve gelecekte oluşabilecek durumları öngörmesi olarak
tanımlanabilir.
Durumsal farkındalık üç temel aşamada ele alınabilir:
Algılama
Pilot çevresinden çeşitli yollarla bilgi toplar. Kokpit göstergeleri, dış görüş, ATC
haberleşmesi, diğer pilotun bildirimleri ve uçuş sistemleri bu bilgi kaynaklarından bazılarıdır.
Anlama
Toplanan bilgilerin yalnızca görülmesi yeterli değildir. Pilotun bu bilgilerin ne anlama
geldiğini değerlendirmesi gerekir.
Örneğin hava hızında meydana gelen bir değişiklik, normal bir hız değişimi olabileceği gibi
bir sistem veya sensör problemiyle de ilişkili olabilir. Pilot bu bilgiyi diğer uçuş
parametreleriyle birlikte değerlendirmelidir.
Öngörme
Durumsal farkındalığın önemli bir bölümü gelecekte ne olacağını tahmin edebilmektir.
Pilot yalnızca “Şu anda ne oluyor?” sorusunu değil, “Bu durum devam ederse ne olacak?”
sorusunu da düşünmelidir.
Örneğin yaklaşma sırasında uçak olması gereken hız ve irtifa profilinden uzaklaşıyorsa pilot
yalnızca mevcut sapmayı fark etmekle kalmamalı, yaklaşmanın kararsız hâle gelebileceğini de
öngörmelidir.
PİLOTUN DUYULARININ DURUMSAL FARKINDALIKTAKİ ROLÜ
Pilotun uçuş sırasında uçağın hareketini algılamasında görme, vestibüler sistem ve
propriyosepsiyon önemli rol oynar.
Görsel Sistem
Görme duyusu, pilotun uçağın dış çevresini ve konumunu değerlendirmesine yardımcı olur.
Ancak gece uçuşlarında, bulut içerisinde veya düşük görüş şartlarında dış referanslar
azalabilir.
Bu durumda pilotun uçuş göstergelerine olan güveni daha da önem kazanır.
Vestibüler Sistem
İç kulakta bulunan vestibüler sistem, başın hareketlerini ve ivmelenmeleri algılar. Ancak uçuş
sırasında bu sistem pilotu yanıltabilir.
Özellikle uzun süreli dönüşlerde pilot uçağın gerçek yatışını yanlış algılayabilir. Leans olarak
bilinen yanılsamada pilot, uçağın yatışını gerçekte olduğundan farklı hissedebilir.
Bu nedenle özellikle alet uçuşunda pilotun kendi hisleri ile göstergeler arasında bir çelişki
olduğunda uçuş göstergelerine güvenmesi gerekir.
Propriosepsiyon
Propriosepsiyon, vücudun kendi konumunu ve hareketini algılamasını sağlayan duyusal
mekanizmadır. Pilot koltuğa uygulanan kuvvetleri veya vücudundaki hareketleri hissedebilir.
Ancak bu hisler, uçağın gerçek durumunu her zaman doğru şekilde göstermeyebilir.
Bu nedenle pilotun “uçak böyle hissediliyor” düşüncesi yerine, göstergelerden alınan
güvenilir bilgilerle karar vermesi önemlidir.
DURUMSAL FARKINDALIĞI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Pilotun durumsal farkındalığı birçok faktörden etkilenebilir. Bunların başlıcaları yüksek iş
yükü, yorgunluk, stres, dikkat dağılması, iletişim problemleri ve otomasyona aşırı güvendir.
Yüksek iş yükü: Pilotun aynı anda birçok görevle ilgilenmesi, bazı önemli bilgileri gözden
kaçırmasına neden olabilir.
Yorgunluk ve stres: Dikkat, hafıza ve karar verme becerisini olumsuz etkileyebilir.
Dikkat dağılması: Özellikle kritik uçuş safhalarında gereksiz konuşmalar veya beklenmeyen
görevler dikkatin uçuş görevinden uzaklaşmasına neden olabilir.
İletişim problemleri: Pilotlar arasındaki veya pilot ile ATC arasındaki yanlış anlaşılmalar,
yanlış irtifa, heading veya rota uygulanmasına yol açabilir.
Otomasyona aşırı güven: Pilotun otomasyonun ne yaptığını yeterince takip etmemesi,
beklenmeyen sistem davranışlarının geç fark edilmesine neden olabilir.
Bu faktörlerin ortak sonucu, pilotun mevcut durumu doğru değerlendirememesi ve önemli
tehditleri zamanında fark edememesidir.
CRM VE TEKNOLOJİNİN ROLÜ
Crew Resource Management (CRM), uçuş ekibinin iletişim, ekip çalışması ve karar verme
becerilerini kullanarak emniyetli bir operasyon gerçekleştirmesini amaçlar.
İki pilotlu uçuşlarda Pilot Flying (PF) uçağın uçuşunu yönetirken, Pilot Monitoring (PM)
uçuşu ve sistemleri takip eder. PM’nin yaptığı çapraz kontroller, hataların erken fark
edilmesine yardımcı olur.
TCAS/ACAS, TAWS ve GPWS gibi sistemler de pilotun trafik ve arazi gibi tehditleri fark
etmesini destekler. Ancak bu sistemler pilotun gözlem ve karar verme sorumluluğunun yerini
alamaz.
Bu nedenle etkili CRM ve doğru teknoloji kullanımı, durumsal farkındalığın korunmasında
önemli bir destek sağlar.
OTOMASYON VE DURUMSAL FARKINDALIK
Modern uçaklarda otomatik pilot, autothrottle ve FMS gibi sistemler pilotun iş yükünü azaltır.
Ancak otomasyonun kullanılması, pilotun uçuşu takip etme sorumluluğunu ortadan
kaldırmaz.
Pilot;
• Otomasyonun hangi modda olduğunu,
• Hangi hedefi takip ettiğini,
• Uçağın beklenen şekilde tepki verip vermediğini
sürekli kontrol etmelidir.
Özellikle mode awareness, yani otomasyon modlarının farkında olmak, uçuş emniyeti
açısından önemlidir.
Kısacası otomasyon, pilotun yerine karar veren bir sistem değil; pilotun uçuşu daha güvenli
ve etkin şekilde yönetmesine yardımcı olan bir araçtır.
GERÇEK OLAY: AIR FRANCE AF447
Durumsal farkındalığın önemini gösteren önemli örneklerden biri Air France AF447
kazasıdır.
1 Haziran 2009’da Rio de Janeiro’dan Paris’e giden Airbus A330, Atlantik Okyanusu üzerinde
kaza yapmış ve uçakta bulunan 228 kişinin tamamı hayatını kaybetmiştir.
Uçuş sırasında pitot problarının buzlanması nedeniyle hava hızı bilgilerinde tutarsızlıklar
meydana gelmiş ve otomatik uçuş sistemleri devreden çıkmıştır. Ekip manuel uçuşa geçmiştir.
Kazanın incelemelerinde teknik problemin yanında, ekibin uçağın gerçek durumunu doğru
şekilde değerlendirememesi de önemli bir faktör olarak ortaya çıkmıştır.
AF447 kazası, teknik bir arızanın insan faktörleri ve yetersiz durumsal farkındalıkla
birleştiğinde ciddi sonuçlara yol açabileceğini göstermektedir.
Bu olaydan çıkarılabilecek temel ders, pilotun olağandışı durumlarda yalnızca arızaya değil,
uçağın gerçek uçuş durumuna da sürekli olarak odaklanması gerektiğidir.
DURUMSAL FARKINDALIĞI GELİŞTİRME YÖNTEMLERİ
Durumsal farkındalık eğitim ve tecrübeyle geliştirilebilir.
• Sistematik kokpit taraması: Uçuş göstergelerinin düzenli olarak kontrol edilmesi.
• Cross-check: Pilotların birbirlerinin işlemlerini kontrol etmesi.
• Briefing: Uçuş öncesinde hava durumu, pist, yaklaşma ve olası tehditlerin
değerlendirilmesi.
• Tehdit ve hata yönetimi: Uçuş sırasında karşılaşılabilecek risklerin önceden
belirlenmesi.
• Simülatör eğitimi: Beklenmeyen durumlar üzerinden karar verme ve öngörü
becerisinin geliştirilmesi.
Bu yöntemler pilotun yalnızca mevcut durumu fark etmesine değil, gelecekte ortaya
çıkabilecek riskleri önceden değerlendirmesine de yardımcı olur.
SONUÇ
Durumsal farkındalık, pilotun mevcut durumu algılaması, anlaması ve gelecekte meydana
gelebilecek durumları öngörmesidir.
Yüksek iş yükü, stres, yorgunluk, iletişim problemleri ve otomasyona aşırı güven bu
farkındalığın azalmasına neden olabilir. Güçlü CRM, sürekli çapraz kontrol, doğru otomasyon
kullanımı ve etkili eğitim ile bu riskler azaltılabilir.
Air France AF447 kazası da teknik problemlerin insan faktörleriyle birleştiğinde ne kadar
ciddi sonuçlar doğurabileceğini göstermektedir.
Sonuç olarak iyi bir pilot yalnızca uçağın ne yaptığını bilen değil, neden yaptığını ve
bundan sonra ne olabileceğini öngörebilen pilottur.
Kaynakça
Federal Aviation Administration (FAA). Aviation Instructor’s Handbook.
FAA – Aviation Instructor’s Handbook
Federal Aviation Administration (FAA). Instrument Flying Handbook (FAA-H
8083-15B).
FAA – Instrument Flying Handbook
Federal Aviation Administration (FAA). Spatial Disorientation: Trust Your
FAA – Spatial Disorientation: Trust Your Instruments
Bureau d’Enquêtes et d’Analyses (BEA). Accident to the Airbus A330 operated by
Air France – Flight AF447 Rio de Janeiro–Paris, Final Report.
BEA – Air France AF447 Investigation
SKYbrary Aviation Safety. Situational Awareness.
SKYbrary – Situational Awareness
SKYbrary Aviation Safety. Cross-Checking Process.
SKYbrary – Cross-Checking Process
SKYbrary Aviation Safety. Pilot Flying (PF) and Pilot Monitoring (PM).
SKYbrary – Pilot Flying and Pilot Monitoring
SKYbrary Aviation Safety. Automated Cockpit Guidelines.
SKYbrary – Automated Cockpit Guidelines
