Saniyelerin Eşiğinde:
Son Dönemin En
Kritik Pist İhlali (NTSB DCA23LA125)
13 Ocak 2023 JFK Olayı Üzerinden Kokpit İçi İletişim CRM ve Teknolojinin yardımı
13 Ocak 2023 akşamı saat 20:44’te New York John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı’nda
(JFK) yaşanan ve NTSB tarafından DCA23LA125 dosya numarasıyla incelenen olay, son
yılların en tehlikeli pist ihlallerinden biri olarak kayıtlara geçti1. Londra Heathrow’a gitmek için
taksi yapan American Airlines’a ait Boeing 777-200ER (AAL106), kule talimatı olmaksızın
aktif durumdaki Runway 04L pistine girdi1. Tam o sırada, Santo Domingo seferi için aynı
pistten havalanmak üzere hızlanan Delta Air Lines’a ait Boeing 737-900ER (DAL1943) kalkış
koşusundaydı1.
Havalimanının yer radarı güvenlik ağı (ASDE-X) anında çatışma uyarısı verdi2. Kule
kontrolörü saniyeler içinde kalkış iznini iptal etti; Delta ekibi de yaklaşık 105 knot (yaklaşık
195 km/s) hızdayken çok hızlı bir kalkış iptali (rejected takeoff – RTO) manevrası yaptı2. İki
dev yolcu uçağı birbirine yaklaşık 300 metre (1.000 feet) kala durabildi2. Uçaklardaki toplam
308 yolcu ve mürettebattan yaralanan olmadı, gövdelerde herhangi bir hasar meydana
gelmedi; ancak yaşanan kriz havacılık dünyasını derinden sarstı1.
Federal Havacılık İdaresi (FAA), bu olayı en yüksek risk seviyesi olan Kategori A pist ihlali
olarak sınıflandırdı5. Hemen ardından FAA, havalimanlarındaki yer güvenliğini masaya
yatırmak üzere Mart 2023’te acil bir Havacılık Emniyet Zirvesi topladı ve tüm havayollarına
yönelik bir güvenlik uyarısı (SAFO 23002) yayımladı6. NTSB ise nihai raporunda, yıllardır
savunduğu kokpit ses kayıt cihazlarının (CVR) kayıt süresinin 2 saatten 25 saate çıkarılması
kuralını bu olaydaki delil kaybını örnek göstererek yeniden gündeme taşıdı3.
Uçuş Parametreleri ve Operasyonel Detaylar
Olay gecesi JFK meydanında meteorolojik şartlar uçuşa elverişliydi ancak ay henüz
doğmadığı için havalimanı zemini oldukça karanlıktı1. Karşı karşıya gelen iki uçuş ile ilgili
detaylar şu şekildedir:
American Airlines Uçuş 106 (AAL106):
New York JFK’den Londra Heathrow Havalimanı’na (EGLL) tarifeli uluslararası sefer (14 CFR Part 121) yapan uçak, N754AN tescilli bir Boeing 777-223 modeliydi1. Uçakta 12 mürettebat ve 137 yolcu olmak üzere toplam 149 kişi bulunuyordu1. Uzun menzilli uçuş sebebiyle kokpitte üç pilot yer almaktaydı: Uçağı kumanda eden Kaptan (PF-Pilot Flying), telsiz ve operasyonel akışı yöneten Birinci Subay (PM-Pilot Monitoring) ve arka gözlemci koltuğunda oturan Yedek Pilot3. Uçuş ekibine Taksi Yolu B üzerinden ilerleyip Taksi Yolu K bekleme noktasında durması ve ardından Pist 31L’yi keserek Pist 04L kalkışına gitmesi talimatı verilmişti, fakat uçak Taksi Yolu J üzerinden doğrudan (clearance’sız) Pist 04L’ye girdi2. American uçağı olay anında düşük süratli yer taksisi manevrası icra ediyordu4.
Delta Air Lines Uçuş 1943 (DAL1943):
New York JFK’den Santo Domingo’ya (MDSD) tarifeli yolcu seferi (14 CFR Part 121) icra eden uçak, N914DU tescilli bir Boeing 737-900ER idi1. Uçakta 6 mürettebat ve 153 yolcu olmak üzere toplam 159 kişi bulunuyordu1. Kokpitte Kaptan (PF) ve Birinci Subay (PM) görev yapıyordu9. Runway 04L üzerinden kalkış izni alarak tam güçle kalkış koşusuna başlayan uçak, kulenin acil iptal çağrısıyla kalkışı kestiği anda yaklaşık 105 knot (yaklaşık 121 mph) tepe yer süratine ulaşmıştı2. Delta ekibinin sert frenlemesiyle uçak, American 777’sinin geçtiği Taksi Yolu J kesişimine yaklaşık 1.038 feet (316 metre) kala pist merkez hattında güvenle durdu; olayda kimse yaralanmadı ve uçak hasar görmedi1.
Olayın Detaylı Kronolojisi ve Yer Geometrisi
JFK Havalimanı yer planında Terminal 8 bölgesinden çıkan büyük uçaklar için iki ana kalkış
pisti kullanılır: Runway 31L ve Runway 04L2. Olay gecesi yer kontrolörü, AAL106 ekibine
kalkış yapacakları Runway 04L pistine gitmeleri için bir rota iletti. Talimata göre uçak Taksi
Yolu B üzerinden ilerleyecek, Taksi Yolu K bekleme noktasında duracak ve ardından Runway
31L pistini K taksi yolundan geçerek 04L başına ulaşacaktı2. AAL106’nın Birinci Subayı bu
talimatı telsizden tamamen doğru şekilde geri okudu (readback)12.
Uçuş veri kayıtlarına (FDR) ve radar telemetrisine göre saat 20:44:17’de yerel kontrolör,
Runway 04L pistinde bekleyen DAL1943 uçağına kalkış izni verdi4. Saat 20:44:33’te Delta
uçağı kalkış için motor açıp hızlanmaya başladı3. Aynı anlarda Taksi Yolu B üzerinde
ilerleyen American kaptanı, talimatın gerektirdiği gibi sağa Taksi Yolu K’ye dönmek yerine,
sola doğru kıvrılan Taksi Yolu B üzerinde gitmeyi sürdürdü2.
Saat 20:44:30 civarında AAL106, Taksi Yolu J kesişimine geldiğinde kaptan uçağı sağa
çevirerek Taksi Yolu J’ye soktu ve kalkış koşusunun başladığı Runway 04L pistine doğru
yöneldi2. Amerikan uçağı, yerdeki kırmızı aktif pist giriş işaretlerini ve durma çizgisini kule
izni olmadan geçerek doğrudan piste teker koydu1.
Saat 20:44:42’de kuledeki yer radarı (ASDE-X), hızla koşan Delta uçağı ile piste diklemesine
giren Amerikan uçağının çarpışma rotasını tespit etti. Sistem kule ekranlarında flaş alarm
verdi ve sesli uyarı çaldı2. Kontrolör beş saniye içinde frekansa girip kalkış iptal talimatını
iletti3. Delta ekibi anında frenlere yüklenerek kalkışı durdurdu8. Delta uçağı, AAL106’nın
geçtiği Taksi Yolu J kesişimine yaklaşık 1.038 feet (yaklaşık 300 metre) kala durmayı
başardı2.
Resmî Soruşturma Belgelerinden Birebir Metin Alıntıları
Soruşturmanın tarafsızlığını ve teknik kesinliğini belgelemek amacıyla, NTSB Nihai Kaza Kırım Raporu (DCA23LA125), CVR Emniyet Raporu (A-24-009), operasyonel el kitapları ve resmî mürettebat ifadelerinden birebir alınan bölümler orijinal dili ve Türkçe tercümeleriyle aşağıda sunulmuştur:
Resmî Soruşturma Belgelerinden Birebir Metin Alıntıları
NTSB Yönetim Kurulu tarafından onaylanan ve olayın kök nedenini belirleyen resmî karar
paragrafı birebir şu şekildedir:
“The NTSB determines that the probable cause of this incident was the American
Airlines flight 106 (AAL106) crew’s surface navigation error due to distractions caused
by their performance of concurrent operational tasks during taxi, which resulted in a
loss of situational awareness.”
[cite: 2]
(NTSB, bu olayın olası nedeninin; American Airlines 106 sefer sayılı uçuş ekibinin taksi
sırasında eşzamanlı operasyonel görevleri icra etmelerinden kaynaklanan dikkat
dağınıklığı ve bunun sonucunda gelişen durumsal farkındalık kaybına bağlı olarak
yaptıkları yer seyrüseferi hatası olduğunu belirler.)
[cite: 2]
NTSB Nihai Raporu: Katkıda Bulunan Faktörler (Contributing Factors)
Kaza zincirini oluşturan çevresel, teknolojik ve operasyonel etkenler NTSB tarafından resmî
raporda birebir şu ifadelerle sıralanmıştır:
“Contributing to the incident was the air traffic control tower team’s nondetection of the
AAL106 crew’s deviation from taxi instructions while performing concurrent operational
tasks; the timing of the runway status light system, which activated too late to prevent
the AAL106 crew from crossing the runway hold short…”
[cite: 1]
(Olayda katkıda bulunan faktörler: Kule hava trafik kontrol ekibinin eşzamanlı
operasyonel görevleri yürütürken AAL106 ekibinin taksi talimatından sapmasını fark
edememesi; pist durum ışıkları (RWSL) sisteminin, AAL106 ekibinin pist bekleme
çizgisini geçmesini engelleyemeyecek kadar geç devreye girmesidir.)
[cite: 1]
NTSB Nihai Raporu: Hafifletici ve Hayat Kurtarıcı Faktör (Mitigating Factor)
Facianın son savunma hattında nasıl önlendiği resmî raporda birebir şu tespitle yer almıştır:
“Reducing the severity of the incident, and likely preventing an accident, was the
activation of the ASDE-X warning in the air traffic control tower and the local controller’s
prompt cancellation of DAL1943’s takeoff clearance.”
[cite: 2]
(Olayın şiddetini azaltan ve muhtemel bir kazayı önleyen unsur; hava trafik kontrol
kulesindeki ASDE-X uyarısının devreye girmesi ve yerel kontrolörün DAL1943’ün kalkış
iznini derhal iptal etmesidir.)
[cite: 2]
Hava Trafik Kontrol (ATC) Telsiz İletişimi Transkripti
Olay anında Kennedy Tower yerel kontrolörü ile Delta 1943 kokpiti arasında geçen ve ses
kayıtlarından çözümlenen kritik telsiz diyaloğu birebir şu şekildedir:
Kennedy Tower Kontrolörü: “Shit! Delta 1943, cancel takeoff clearance! Delta 1943,
cancel takeoff clearance!”
[cite: 12, 13, 14]
Delta 1943 First Officer: “Rejecting.”
[cite: 9, 14, 15]
(Takip eden saniyelerde Delta Kaptanı derin bir nefes vererek durumu teyit etmiştir: “All
right, whew, Delta 1943.”)
[cite: 14, 15]
Delta 1943 Kaptanı Wayne J. Hallem’in Resmî NTSB İfadesi
NTSB Operasyonel Faktörler / İnsan Performansı Grubu Raporu Ek 2’de yer alan Delta
Kaptanı Hallem’in resmî kaza kırım ifadesinden birebir alıntı:
“Shortly after the 80 knots callout, Tower very emphatically instructed: ‘Delta 1943,
cancel takeoff clearance! CANCEL TAKEOFF CLEARANCE!’. As I initiated the
Rejected Takeoff (RTO), F/O Rodriguez transmitted ‘rejecting’ and began executing the
Pilot Monitoring portion of the RTO procedure… Due to the extreme darkness of the
evening, it was not until we began decelerating that I saw the American Airlines 777
crossing the runway in front of us at taxiway J. We remarked to each other that we
didn’t see the aircraft until we were already well into the RTO, and neither of us saw the
lights on the 777.”
[cite: 9]
(80 knot çağrısından kısa bir süre sonra Kule son derece vurgulu bir şekilde talimat
verdi: ‘Delta 1943, kalkış iznini iptal et! KALKIŞ İZNİNİ İPTAL ET!’. Ben Kalkış İptali
(RTO) manevrasını başlatırken, İkinci Pilot Rodriguez telsizden ‘rejecting’ çağrısını
yaptı ve prosedürün Pilot Monitoring kısmını uygulamaya başladı… Akşamın aşırı
karanlığı nedeniyle, Taksi Yolu J hizasında önümüzden pisti geçen American Airlines
777 uçağını ancak yavaşlamaya başladıktan sonra görebildim. Birbirimize uçağı ancak
RTO’nun oldukça ilerleyen bir aşamasında fark edebildiğimizi ve ikimizin de 777’nin
ışıklarını göremediğini söyledik.)
[cite: 9]
American Airlines Uçuş Operasyon Manueli (FOM) Bölüm 1g.22: Steril Kokpit Kuralı
NTSB İnsan Performansı Grubu Raporu Ek 8’de şirketin resmî operasyon el kitabından
alıntılanan ve taksi sırasında uyulması gereken kural metni birebir şöyledir:
“Critical phases of flight include all ground operations involving taxi (when the aircraft is
in motion), takeoff and landing, and all other flight operations conducted below 10,000
feet AFL, except cruise flight. Do not perform or engage in duties or activities during
critical phases of flight that are not required for the safe operation of the aircraft or could
distract other crewmembers from performing their duties.”
[cite: 16]
(Kritik uçuş safhaları; taksi (hava aracı hareket halindeyken), kalkış ve iniş dahil tüm yer
operasyonlarını ve seyir uçuşu hariç 10.000 feet AFL altında icra edilen tüm diğer uçuş
operasyonlarını kapsar. Kritik uçuş safhalarında uçağın emniyetli operasyonu için
zorunlu olmayan veya diğer mürettebat üyelerinin görevlerini yerine getirmesini
engelleyebilecek görev veya faaliyetleri yürütmeyiniz.)
[cite: 16]
NTSB Emniyet Tavsiyesi A-24-009: 25 Saatlik CVR Gerekçesi
NTSB’nin olay sonrası yayımladığı A-24-009 sayılı resmî rapordan birebir alıntı:
“Additionally, the NTSB once again called on the FAA to require all airplanes be fitted
with a cockpit voice recorder capable of recording the last 25 hours of audio instead of
the current standard of two hours. CVR information was not available for this incident
because the data were overwritten. As a result, the NTSB had to rely exclusively on
flight crew recollections about the incident; however, these were not documented until a
month after the incident occurred. A cockpit voice recording would likely have provided
additional details about the content and timing of crew communications, shed light on
the crew’s minute-by-minute focus of attention, and revealed any unreported,
non-pertinent conversations or other distractions.”
[cite: 3]
(Ayrıca NTSB, mevcut iki saatlik standart yerine, tüm uçakların son 25 saatlik sesi
kaydedebilen bir kokpit ses kayıt cihazı ile donatılmasını zorunlu kılması için FAA’e bir
kez daha çağrıda bulunmuştur. Verilerin üzerine yazılması nedeniyle bu olayda CVR
bilgisine ulaşılamamıştır. Sonuç olarak NTSB, yalnızca uçuş ekibinin olaydan ancak bir
ay sonra belgelenebilen hatırlatmalarına güvenmek zorunda kalmıştır. Bir kokpit ses
kaydı; mürettebat iletişiminin içeriği ve zamanlaması hakkında ilave ayrıntılar
sağlayacak, ekibin dakika dakika dikkat odağına ışık tutacak ve rapor edilmemiş, uçuşla
ilgisiz konuşmaları veya diğer dikkat dağıtıcı unsurları ortaya çıkarabilecekti.)
[cite: 3]
Bilişsel Hatalar ve Beklenti Yanlılığı (Expectation Bias)
Mica Endsley’in Durumsal Farkındalık Modeli; algılama (perception), anlama
(comprehension) ve ileriyi öngörme (projection) olmak üzere üç temel basamaktan oluşur17.
13 Ocak gecesi AAL106 kokpitinde yaşanan bilişsel kopukluk, pilotların duydukları ve
gördükleri fiziksel dünyayı zihinlerinde doğru işleyememelerinden kaynaklandı2.
Uçuş hazırlıkları esnasında AAL106 ekibi, rüzgar durumu ve ilk hava raporu nedeniyle kalkış
pistini 31L olarak brife etmiş ve hazırlıklarını buna göre yapmıştı10. Terminal 8’den çıkıp Taksi
Yolu B üzerinden kesintisiz devam etmek, 31L kalkışları için pilotların çok iyi bildiği ve sürekli
kullandığı bir rotaydı10. Yer kontrolörü kalkış pistini 04L olarak değiştirip uçağa Taksi Yolu
K’ye dönme talimatı verdiğinde, Birinci Subay bunu doğru şekilde geri okudu ve sisteme
girdi2.
Ancak tam bu noktada havacılıkta insan faktörünün en tehlikeli tuzaklarından olan beklenti
yanlılığı (expectation bias) ve plan devam ettirme yanlılığı devreye girdi17. Telsiz talimatı
harfi harfine doğru tekrarlanmış olsa bile, kaptanın zihni eski plana göre çalışmayı
sürdürdü19. Kaptan kulaklarıyla K taksi yoluna dönmesi gerektiğini duysa da, beyni uçağın
Taksi Yolu B boyunca kavis çizerek devam edeceği beklentisine kilitlenmişti2.
Bilişsel Mekanizma: “Expectation changes the perception”
Havacılık emniyetinde sıklıkla vurgulanan hayati bir gerçek vardır: “Expectation changes
the perception” (Beklenti, algıyı değiştirir). İnsan beyni, yüksek iş yükü ya da dikkat
dağıtıcı unsurlar altındayken çevreden gelen fiziksel verileri doğrudan işlemek yerine,
kafasında önceden kurduğu senaryoya uygun şekilde filtreler21. Bilinç, dış dünyadaki somut
uyarıları adeta silerek “görmeyi veya duymayı beklediği” şeyi gerçek kabul eder.
JFK olayında yaşanan tam olarak buydu. Kaptanın kafasındaki rota beklentisi, dış dünyayı
doğru görmesini engelledi ve durumsal farkındalığı kopardı2. Uçak Taksi Yolu J üzerinden
Runway 04L’ye doğru dönerken yerdeki boyalı çizgiler, ışıklı tabelalar ve stop barları
kaptanın zihnine ulaşamadı2. Kaptan aktif bir piste girdiğini değil, kendisini kalkış pistine
götüren sakin bir taksi yolunda ilerlediğini sandı2. Algı seviyesinde yaşanan bu körlük, pistte
hızla kalkış yapan bir trafikle çarpışma riskini tahmin etmeyi de imkansız kıldı18.
Havacılık Tarihinde Beklenti Yanlılığı Kaynaklı Emsal Felaketler ve Kaza Eşikleri
Beklenti yanlılığının algıyı yanıltması, havacılık tarihinde birçok kaza ve ciddi kaza
durumlarında temel rol oynamıştır:
● 1977 Tenerife Faciası (KLM 4805 & Pan Am 1736): Havacılık tarihinin en ölümcül
kazasında (583 can kaybı), KLM kaptanı yoğun sis altında kalkış izni alma beklentisi
içindeydi22. Kulenin verdiği yol kleransını (route clearance) zihnindeki kalkış
beklentisiyle birleştiren kaptan, talimatı “kalkış serbest” gibi algıladı; telsizdeki
çakışmaları ve ikinci pilotun uyarısını beklenti filtresiyle bastırarak gaz açtı ve pistteki
Pan Am uçağıyla çarpıştı22.
● 4 Şubat 2023 Austin-Bergstrom Havalimanı (DCA23FA149 – FedEx 1432 &
Southwest 708): JFK olayından sadece üç hafta sonra yoğun sis altında yaşanan bu
ciddi olayda, kule kontrolörü yaklaşmadaki FedEx kargo uçağına iniş izni verirken aynı
pistten Southwest yolcu uçağına kalkış kleransı verdi23. NTSB nihai raporuna göre
kontrolör, Southwest ekibinin piste girip hiç beklemeden anında kalkacağı yönünde
güçlü bir “beklenti yanlılığı” taşıyordu24. Uçağın pistte motor kontrolleri nedeniyle
geciktiğini fark edemeyen kontrolörün bu algı yanılgısı, FedEx uçağının Southwest’in
sadece 100 feet üzerine kadar yaklaşmasına ve son saniyede pas geçmesine yol
açtı5.
● 24 Ekim 2023 Houston Hobby Havalimanı Çarpışması (Hawker 850XP & Citation
Mustang): Houston Hobby Havalimanı’nda iniş yapan Citation Mustang ile izinsiz
kalkışa geçen Hawker 850XP pist kesişiminde çarpıştı21. NTSB raporunda, Hawker
ekibinin izin almadığı halde telsizden “kalkış kleransı verildiğini” sanmasını doğrudan
“expectation bias” ile açıkladı21. Kokpitteki teknik bir uyarı ışığının yarattığı dikkat
dağınıklığı, ekibin kulenin durma ikazlarını duymasını engelledi ve beklentinin algıyı
bozması kazayla sonuçlandı21.
Kök Neden Analizi II: Ekip Kaynak Yönetimi (CRM) ve İzleme Zafiyeti
AAL106 uçuşunda kokpitte üç deneyimli pilot görev yapıyordu: Uçağı kumanda eden Kaptan
(PF), telsiz ve sistemleri yürüten Birinci Subay (PM) ve arka gözlemci koltuğundaki Yedek
Pilot3. Üç yetkin pilotun bulunduğu bir ortamda uçağın izinsiz olarak aktif bir piste girmesi,
CRM disiplininin temeli olan aktif izleme ve gözetim (monitoring/vigilance) zincirinin
çöktüğünü gösterir1.
NTSB soruşturmasındaki ifadelere göre, taksi manevrası sırasında kokpitteki dikkat şu
nedenlerle dağılmıştı:
Uçak hareket halindeyken şirketin uçuş harekât merkezinden ACARS sistemiyle sürekli
türbülans uyarıları ve rota mesajları geldi10. Birinci Subay dışarıyı gözlemlemek yerine
sürekli ekranlara bakıp bu mesajları onaylamakla uğraştı10. Aynı zamanda tehlikeli madde
belgesindeki (NOTOC) bir veri uyumsuzluğu kokpitte soru işaretleri yarattı ve kalkış ağırlık
belgesi sisteme düşmeyince ekip yer hizmetleriyle telsizden irtibat kurmaya çalıştı10.
Tüm bu operasyonel iş yükü, taksi sırasında kokpitte uçuş dışı dikkat dağıtıcı işleri
yasaklayan “steril kokpit” kuralını fiilen uygulanamaz hale getirdi16. Kaptan uçağı sürerken bir
yandan kalkış brifingini tamamlamaya ve kabin anonslarını koordine etmeye çalışarak aşırı
görev yükü (task saturation) altında kaldı3. Dışarıyı ve uçağın seyrini haritadan takip etmesi
gereken Birinci Subay, başını tamamen kokpit içi sistemlere gömdü (“heads-down”) ve
uçağın hangi yola saptığını izlemeyi bıraktı3. Gözlemci koltuğundaki yedek pilot ise dışarıyı
taramak yerine evrak kontrolleriyle meşgul oldu10.
Sonuçta, Amerikan Havayolları prosedürlerinde zorunlu olan ve herhangi bir piste
yaklaşırken her iki pilotun da dışarıya bakarak pisti sesli teyit etmesini gerektiren çapraz
kontrol kuralı işletilmedi3. Kokpitteki sessiz onay kültürü ve dikkatin dağılması, uçağın
kontrolsüzce aktif piste sürülmesine ortam hazırladı2.
Emniyet Ağlarının Mücadelesi: ASDE-X, RWSL ve İnsan Faktörü
Bildiğimiz üzere James Reason’ın geliştirdiği İsviçre Peyniri Modeli’nde felaketler, savunma
katmanlarındaki deliklerin aynı hizaya gelmesiyle gerçekleşir. O gece sadece AAL106
kokpitindeki dikkat ve kurallar değil, kuledeki insan gözlemi de aksadı1.
NTSB raporu, yer kontrolörünün Amerikan uçağı yanlış taksi yoluna saptığı esnada pist
değişikliği işleriyle uğraştığını ve başını aşağı eğerek masa üstü görevlerine baktığını ortaya
koydu3. Meydanı sürekli gözle tarama görevi kule ekibi tarafından o birkaç kritik saniyede
yerine getirilemedi3.
Bu aşamada iki teknolojik güvenlik ağı devreye girdi:
ASDE-X (Havalimanı Yüzey Tespit Ekipmanı), radarlar ve sensörler sayesinde yerdeki
uçakların hareketlerini anlık olarak izliyordu2. Delta 1943 pistte 100 knot sürate çıkarken
Amerikan uçağının aynı piste girdiğini algılayan sistem, kulede görsel flaş alarmı ve sesli
siren başlattı2. Bu alarm sayesinde başını kaldıran yerel kontrolör tehlikeyi gördü ve beş
saniye içinde Delta’ya kalkış iptal talimatı verdi3.
Buna karşın, pilotları doğrudan yerdeki kırmızı ışıklarla durdurması hedeflenen Pist Durum
Işıkları (RWSL) sistemi beklenen korumayı sağlayamadı1. NTSB’ye göre, taksi yolundaki pist
giriş ışıkları (REL), Amerikan uçağının dönüş açısı, hızı ve sistemin yazılımsal tetiklenme
gecikmesi yüzünden uçak bekleme çizgisini geçmeden önce kırmızıya dönemedi1. Pilot,
kırmızı ışıkların uçağın burnu piste girdikten hemen sonra yandığını belirtti10. Böylece
yerdeki uyarı sistemi geç kalmış oldu ve faciayı yalnızca kuledeki ASDE-X alarmı ile Delta
pilotlarının hızlı fren refleksi önledi1.
CVR tartışması ve 25 Saat Standardı
Soruşturmanın en çok tartışılan ve kural değişikliklerini tetikleyen boyutu, AAL106 uçağına
ait Kokpit Ses Kayıt Cihazı (CVR) verilerinin kurtarılamaması oldu2.
Olayın ardından Amerikan uçağı pisti geçti, kule frekansına bağlandı ve kontrolör ekibe olası
bir pilot hatası yaşandığını bildirerek yere indiklerinde aramaları için bir telefon numarası
verdi10. Ancak ne kule ne de Amerikan pilotları, Delta uçağının ölümcül bir tehlike atlattığının
ve büyük bir facianın kıyısından dönüldüğünün o an farkında değildi10. Kaptan verilen
numarayı aradı fakat kimseye ulaşamadı10. Ardından Amerikan ekibi hazırlıklarını
tamamlayarak Londra seferine devam etti2.
ABD düzenlemelerine göre ticari yolcu uçaklarında CVR kayıt süresi yalnızca 2 saattir3.
Uçuş Atlantik üzerinde yaklaşık altı saat sürdüğü için, JFK zemininde gerçekleşen taksi
anındaki tüm konuşmalar, ses tonları ve kokpit içi bölünmeler silindi; cihaz eski kayıtların
üzerine yazdı (overwritten)2.
NTSB kaza araştırmacıları bu nedenle objektif ses kayıtlarını dinleyemedi; pilotların haftalar
sonra verdikleri ifadelere ve uçuş veri kayıtlarına dayanmak zorunda kaldı3. Bu durum NTSB
Yönetim Kurulu’nun sert tepkisine yol açtı3. Kurul, yayımladığı A-24-009 sayılı tavsiye
kararında, iki saatlik standardın araştırmaları tıkadığını vurgulayarak tüm ticari yolcu
uçaklarında CVR kayıt kapasitesinin en az 25 saate çıkarılmasını yeniden talep etti3.
Avrupa’da (EASA) zaten geçerli olan bu kural, bu olayın yarattığı baskı sayesinde FAA
gündemine de resmen taşındı8.
Sonuç ve Havacılık Operasyonlarına Yönelik Çıkarımlar
JFK Havalimanı’nda yaşanan AAL106 – DAL1943 olayı, havacılık emniyetinin uçak yere
indiğinde bitmediğini, yer taksisinin de en az iniş ve kalkış kadar dikkat isteyen kritik bir uçuş
evresi olduğunu açıkça gösterdi2. Olaydan çıkarılan ana dersler şunlardır:
● Heads-Up Taxi Kuralı: Havayolları prosedürlerini güncelleyerek, uçak hareket
halindeyken kokpitte ekran programlama, evrak kontrolü, mesajlaşma ve kontrol listesi
okuma gibi ikincil işleri kesinlikle yasaklamalıdır. Pilotların tüm görsel dikkati dışarıda,
yer işaretlerinde ve pist geçişlerinde olmalıdır3.
● Sesli Pist Geçiş Teyidi: Ekipler herhangi bir pisti kesmeden veya piste girmeden önce
pist numarasını dışarıdaki tabeladan okumalı, kokpit içinde yüksek sesle söylemeli ve
karşılıklı onay almalıdır (“Pist 04L geçiliyor, onaylandı”)2.
● Beklenti Yanlılığı Eğitimleri: Simülatör eğitimlerine yer manevralarında oluşabilecek
bilişsel tuzaklar ve beklenti yanlılığı senaryoları dahil edilmelidir3. Telsizden gelen
talimat ile uçak pusulası ve yer haritasının karşılaştırılması refleks haline getirilmelidir3.
● Kokpiti Doğrudan Uyaran Sistemler: Sadece kuleyi uyaran sistemler yerine, pistteki
tehlikeleri saniyeler kaybetmeden doğrudan pilotların ekranına sesli ve görüntülü ileten
yeni nesil yüzey uyarı sistemleri yaygınlaştırılmalıdır2.
● 25 Saatlik CVR Kuralı: Olayların ardından kritik ses kayıtlarının silinip kaybolmasını
önlemek için tüm filolarda 25 saatlik ses kayıt cihazlarına geçiş hızlandırılmalıdır2.
Kaynakça
- DCA23LA125 Final Report – NTSB
- DCA23LA125 Investigation – NTSB
- NTSB Releases Abstract of Final Report on 2023 JFK Airport
- Delta 1943 and American 106: The JFK Near Miss | Real ATC
- List of U.S. Aircraft Near-Miss Incidents Since 2023 – Wikipedia
- Startling Trend of Runway Incursions: Situation and Solutions
- FAA’s “Call To Action” – FLYING Magazine
- A-24-009 – NTSB
- Operational Factors/Human Performance: Delta Pilots’ Statements – NTSB
- Operational Factors/Human Performance: American Pilots’ Statements – NTSB
- DCA23LA125 Operational Factors/Human Performance Report – NTSB
- What We Know Now About Friday Night’s Near-Disaster at JFK Airport
- Delta Air Flight Go-Around Post – KENS 5
- American 777 & Delta 737 Nearly Collide on JFK Runway
- American Airlines 777 Nearly Collides with Delta Air Lines 737
- American Airlines Flight Operations Manual Excerpts – NTSB
- Cognitive Bias in the Cockpit: A Deadly False Sense of Normality
- Mastering Aviation Risk Management
- Human Error Identification for Air Traffic Controller in Remote Tower
- On the NTSB Final Report on the DCA Midair Collision
- How to Avoid Cockpit-Based Expectation Bias & Distraction
- Safety Spotlight: Runway Incursion Prevention
- Near-Misses: Lessons for Aviation Safety Managers
- DCA23FA149 Final Report – NTSB
- DCA23FA149 Investigation – NTSB
- Expectation Bias Contributes to Texas Runway Collision
